"TÜRKİYE'DE KÜRTAJ 10 HAFTAYA KADAR YASALDIR. DEVLET HASTANELERİNDE ÜCRETSİZ OLARAK KÜRTAJ YAPILMALIDIR. KÜRTAJ HAKTIR, TARTIŞTIRMAYIZ."

1 Şubat 2012 Çarşamba

“KİME NEYDİ HAMİLE OLUP OLMADIĞIMDAN?”

* Rumuz isimler kullanılmıştır.

ASİYE 

2011 yılının başlarındaydık, ocak ayıydı galiba, hamile olduğumu fark ettim. Doğurmayı hiç düşünmediğim için bir arkadaşımın tavsiyesiyle iyi ve büyük bir hastaneye kürtaj yaptırmaya gittim. Yanımda sevgilim de vardı. Doktor hamile olduğumu doğruladı ve o günün akşamı, belli bir süre aç kaldıktan sonra, kürtaj oldum. Hastane(özel), doktorun tavrı ve koşullar gayet iyiydi. Grip olmuş da iyileşmiş gibi gayet normal devam ettim hayatıma. Bir iki ay sonra gerçekten grip olup aile hekimime gittim. İçeri girer girmez doktorum "iyi ki geldin, biz de seni telefonla arıyor, ama sana ulaşamıyorduk. Evine gelecektik" dedi. Hiçbir şey anlamadım ben ve nedenini sordum. "Hamileymişiniz" dedi. Ben de öyle bir şeyin olmadığını söyledim, doktorum ısrar etti. Gerçekten afalladım çünkü kürtaj olduğumu unutmuştum, yani o an o olasılık aklıma gelmedi. İsmimi, telefon numaramı, adresimi teyit ettirdi ve "bu sizsiniz" dedi. Ben doktorun yüzüne şaşkın şaşkın bakarken, "hiç hamilelik testi filan yaptırdınız mı bir hastanede" dedi. O an ben kürtaj olduğumu hatırladım ve "ben kısa bir süre önce kürtaj oldum" dedim. Doktorum da sistem tarafından otomatik olarak bilgilerin aile hekimine gönderildiğini ve takibin yapıldığını söyledi. Ben ne diyeceğimi bilemedim. Büyük olasılıkla kürtaj diye belirtilmediğini, bu yüzden de sistemde hamile olarak göründüğümü, takibimin yapılmasının onların görevi olduğunu, eğer o gün ben sağlık ocağına gitmeseydim, hemşireyle eve beni ziyarete geleceklerini söyledi. Kürtaj olduğum bilgisinden sonra sistemde bunu düzelteceğini söyledi. Ben şok olmuştum çünkü bekar ve yalnız yaşayan bir kadındım ve ailemin böyle bir şeyden haberi yoktu, olmamalıydı. İşin daha da korkunç tarafı aile hekimliğini yaşadığım şehre yeni aldırmıştım çünkü memleketimde aile hekimliği uygulaması daha önce başlamıştı ve ben oraya kayıtlıydım. Şu an yaşadığım şehir ben kürtaj olmadan bir süre önce aile hekimliği uygulamasına geçince, ben de kürtaj olmadan kısa süre önce yaşadığım yerdeki sağlık ocağına kaydolmuştum! Eğer bir ihmalkârlık yapıp bu işlemi erteleseydim sonuç ne olacaktı!  Hemşire ailemin evinde gidecek ve durumu anlatacaktı. Üstelik annem beni ziyarete gelmişti ve memlekete döneli bir kaç gün olmuştu. Ya o  yanımdayken gelselerdi! Sanki bir mucize olmuş da kurtulmuştum. "İyi ki hasta olmuşum" diyordum, " ya hasta olmasaydım, ya da sağlık ocağına değil de özel bir hastaneye gitseydim?" Ölümü yakından görüp kurtulmak gibi o korku ve şaşkınlık hemen geçmedi. "Nasıl olur?" diye sordum günlerce. Kendimi kıstırılmış, sırrım ele geçirilmiş gibi hissediyordum. Biri beni takip ediyordu! Devlet beni takip ediyordu! Kime neydi hamile olup olmadığımdan? Ne demekti benim özgül koşullarımı bilmeden, ben bir araştırma nesnesiymişim gibi beni mercek altına almaları? Bu ülkede kadın olmanın, bekar kadın olmanın, bir ailenin "kızı" olmanın ne demek olduğunu bilmiyor muydu bunlar? Kimlik bilgilerim yok muydu ki sistemde, bekar bir kadının evine ellerini kollarını sallayarak "hamileymişiniz" diye geleceklerdi? Şimdi kürtaj tartışmaları gündeme düştü de gebliz filan fark edildi ama sağlık bakanlığı inkar etti. Bu tartışmaların hiçbiri yokken yaşadım ben bunu ve sistemin bunu hayata geçirmeye çalıştığını aile hekimim çok normal bir şeymiş gibi anlattı bana o dönemde. Ben kendi yaşadığım şeye mi inanayım yoksa yaşamımı tehlikeye atan bakanın/devletin sözüne mi? Bu nasıl "kadından", "kadınların yaşadığı ve yaşaması muhtemel şiddet" bilgisinden koparılmış bir sağlık sistemi düzenlemesi anlayışıdır?